“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” sözü dizi ve film izleyicileri için de oldukça geçerlidir. Kimimiz yatakta telefondan, kimimiz koltukta televizyondan film izlemekteyiz fakat üzerine seneler harcanarak, ince ince işlenerek üretilen bu içerikleri doğru biçimde tüketiyor muyuz?

“Bırak kardeşim, herkes istediği gibi izlesin ne izliyorsa!” dediğinizi duyar gibiyim fakat içeriklerinde onlarca metafor, imge ve mesaj barındıran özel yapımları hakkını vererek izlemenin keyfinin de bir başka olduğunu düşünüyorum. O halde “Daha kaliteli biçimde film izlemenin yolları nelerdir? sorusunun cevabına geçelim.

Round 1: Uygun Filmi Bulmak

Artık tek kanallı dönem geride kaldı, teknoloji sayesinde bir tuşa basarak binlerce içeriği karşımızda bulabiliyoruz. Elimizin altında bu kadar imkan bulunduğuna göre, doğru filmi seçebilmek için birçok seçeneğimiz var. Günümüzde izlemek için heveslendiğimiz filmlerin karşımıza çıkma hikayesi genellikle benzerdir;  Arkadaş tavsiyesi & reklam…

Benim canım izleyici dostum, lütfen oyuna gelme! Biliyorum, sosyal medya platformlarında karşına çıkan reklam fotoğraflarının, süslü fragmanların çekiciliğine yenik düştün! Biliyorum, zevkine tam olarak hakim olmadığın arkadaşının ballandıra ballandıra anlattığı yapımı merak ettin!

Unutmamalıyız ki kaliteli bir içerik tüketmek, içeriği kaliteli bir şekilde tüketmek kadar önemlidir. O yüzden hakkında kariyerli ve yetkinliği bulunan isimlerin tavsiye ettiği, künyesinde sağlam kadroların bulunduğu içerikleri avını bekleyen bir aslan gibi takip et! Günümüz teknoloji çağında bu bilgilere birçok platformdan ulaşabilirsin, benim tavsiyem ise düzenli olarak StevedaCinema sayfasını kontrol etmen! 😊 Filmi nasıl bulacağımız hakkında fikir sahibi olduğumuza göre;

Round 2: Çevre Kontrolü

İçeriğimize yeni bir atasözüyle devam ediyoruz; “Aslan yattığı yerden belli olur” arkadaşlar. Bir filme başlarken etrafımızda dikkatimizi dağıtabilecek onlarca unsur bulunur. Gözünüze gözünüze vuran bir ışık, filmi izlediğiniz aygıtın etrafındaki dağınıklık, telefona gelen onlarca bildirim, adınızı bir operacı edasıyla haykıran aile fertleri… Bu faktörler say say bitmez.

Eğer yukarıda belirttiğimiz gibi içerik bakımından zengin bir yapımı seyrediyorsanız, ona uygun hareket etmeniz gerek. Nasıl tuttuğumuz takımın maçına ona özel bir biçimde hazırlanıp, ciddi bir şekilde izliyorsak filme de aynen bu şekilde saygı göstermeliyiz. Günümüzde çokça bulunan sabun köpüğü, vakit öldürmelik içerikleri kenarda bırakarak söylüyorum, kaliteli bir yapımı yatarak iz-le-me-me-li-yiz! Yatarak film izlemek hem uykunuzu getirecek, hem de dikkatinizi dağıtacaktır. Tıpkı tribündeki seyircilerin “Bağırmayan taraftar evine gitsin! 😅” dediği gibi, oturmayan bir izleyici başka içeriklere yönelmeli.

Editörünüz konuşuyor! Lütfen filme başlamadan önce telefonunuzu sessize alınız. Koltuğunuzu dik, ışıklarınızı kapalı, masanızı temiz ve algılarınızı açık hale getirdiğinizden emin olunuz!

Not: Flüt çalan komşu çocuğunuz için bir çare bulamadım dostlar, kulaklık takmayı deneyebilirsiniz… 😒

Round 3: Nasıl İzlemeli? / Detaylara Odaklanmak

Sandalyemize/koltuğumuza oturduk, çevreyi düzenledik ve filmi başlattık. Peki nasıl izlemeliyiz? Yönetmenlerin amacı siz yapımı seyrederken adeta kendinizin o sahnede olduğunuzu hayal etmeniz, olayların akışına bir izleyiciden ziyade bir karakter olarak dahil olmanızdır.

Bunu sağlayabilmek için birbirinden yetenekli oyuncular, mükemmel dekorlar ilgi çekici konu ve diyaloglar kullanırlar. Eh, artık bunu bildiğinize göre kendinizi Fight Club’ta Tyler Durden, Godfather’da Vito Corleone olarak görmeyi bırakabilirsiniz! Bu akışı bozmak yeni başlayanlar için zor olabilir, bunun içinse  filmi birkaç kere izlemenizi tavsiye edebilirim. Filmi birden fazla izlemek oldukça etkili bir tekniktir. Her izleyişinizde farklı detaylara odaklanır, farklı fikirler çıkarabilirsiniz.

Not: Eğer amacınız filmler hakkında eleştiri-inceleme yazmak, ilerde film/dizi üretmek ya da oyuncu olmak ise kesinlikle film izlerken durdurup notlar almalısınız. Hiçbir sahne anlamsız bir şekilde ekrana aktarılmaz dostlar, hepsinin kendince bir anlamı ve önemi vardır. Sahnenin dekorlarının yerleşimi, çekimlerde ön plana çıkarılan detaylar, görüntü yönetmeninin oluşturduğu kadraj, oyuncuların kullandığı kelimeler ve yaptığı mimikler sizin yol göstericinizdir. Bunlardan tıpkı bir ders dinliyormuş gibi not çıkararak faydalanın.

Ayrıca kendinizi filme kaptırmaktan kurtarabilmek için “spoiler” kullanabilirsiniz. Spoiler yemekten korkmayın dostlar. Spoiler sizin yoldaşınızdır, yönetmenlerin sizi içine sokmaya çalıştığı evrenden çıkış biletinizdir spoiler!

Round 4: Final

Kaliteli bir filmi, kaliteli bir biçimde seyrettik. Peki şimdi ne yapmalıyız? Film sonrasında izlediğiniz yapımla ilgili önce eleştirileri okuyun, sonra da birkaç cümlelik inceleme yazın. Başlangıçta birkaç cümlede tıkanıp kaldığınız bu incelemeler, zaman geçtikçe sayfalara dönüşecek! (Tecrübeyle sabit)

Bazen film sonrası inceleme yazmak oldukça sıkıcı ve zordur, bunun farkındayım. Bu zorluğu da motive olmanızı sağlayacak tarzda havalı bir defter ve kalem alarak yenebilirsiniz. “Abicim hani teknoloji çağındaydık?” diyen dostlarımız da kendilerine bir blog sayfası açıp, beğendikleri replikleri paylaşabilir, incelemelerini yazabilirler.

Hatta arkadaşlarınızla birleşip kendi aranızda küçük bir film kulübü kurarak eleştirilerinizi paylaşabilirsiniz. Bunların dışında sinema ve dizilerle ilgili çıkan eğitimlere, kitaplara ve makalelere başvurmaktan çekinmeyin. Bu tavsiyeleri sadece filmlerde değil, hayatın her alanında kullanabilirsiniz.

Unutmayın!

Tükettiğiniz içerik türü ne olursa olsun, kendinize “farkındalık” katabilirseniz istediğiniz her alanda başarılı olmak için büyük bir adım atmış olursunuz!